BAG – Projeler

Kilikya Kıyıları

Sualtı Arkeolojik Yüzey Araştırması

kilikya_bolgeler_aydincik_beraber

Şekil 1: Türkiye’nin Doğu Akdeniz Kıyıları ve Kilikya Araştırma Bölgeleri

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sualtı Topluluğu (ODTÜ-SAT), amatör ruhlarını doğa sporlarına ve bilimin hizmetine sunmuş üç öğrencinin ve üç öğretim görevlisinin gayretleri ile 1985 yılında kurulmuştur. ODTÜ-SAT, bir öğrenci topluluğu olmanın da ötesinde, sualtı konularnda çalışan, araştırmalar yapan ve yayınlar çıkaran bir ekiptir. Aynı ekip 1994 yılında Sualtı Araştırmaları Derneğini (SAD) kurmuş ve çalışmalarına Türkiye sularında ulusal ve uluslararası araştırmalarla devam etmiştir.

ODTÜ-SAT Batık Araştırmaları Gurubu ve SAD Sualtı Arkeolojisi Araştırma Gurubu olarak 1992 yılından beri “Kilikya Kıyıları Sualtı Arkeolojik Yüzey Araştırmaları”na devam etmekteyiz. 1992-1993 yıllarında, Suriye sınırı ile Antakya-Samandağ arasında kalan bölgede, 1994 yılında Gazipaşa-Anamur arasındaki bölgede ve 1996 yılından itibaren de Aydıncık-Taşucu arasında kalan bölgelerde keşif ve araştırma dalışları yapmaktayız (Şekil 1).

1992, 1993, 1994 ve 2002 yıllarında, Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izni ve gözetiminde yapılan çalışmalarımıza, Kültür Bakanlığı temsilcileri de gözlemci olarak katılmaktadır. BAG üyeleri olarak yapmış olduğumuz araştırmaların bulgularını ve makalelerini ulusal ve uluslararası dergilerde, toplantılarda ve sempozyumlarda bildiri ve sunuş olarak bilim dünyasına sunmaktayız.

Araştırmaların temel amacı, bu kıyılarda daha önce kapsamlı bir şekilde yapılmamış olan sualtı araştırmalarına başlamak ve bölgenin geçmişten günümüze bıraktığı izleri yorumlamaktır. Bilinen bir gerçektir ki, Anadolu’nun Akdeniz kıyıları Doğu Akdeniz Deniz Ticaret Yolları üzerinde bulunan bir bölgedir. Fakat çok az araştırılmış bu kıyılardaki eksikleri tamamlamak için 1992 yılından itibaren, ODTÜ-SAT üyeleri Roma İmparatorluk zamanlarında Kilikya olarak adlandırılan Anadolu’nun Doğu Akdeniz sularında araştırmalarına başlamıştır. Bu bölge, Tunç Çağı’nda Hititler tarafında Kizzuwatna olarak anılmıştır. Kilikya çalışmaları sınırlı bölgelerde az sayıda dalışlarla yapılsa da elde edilen bulgular ve yapılan araştırmalar, bu suların Doğu Akdeniz Deniz Ticaret Yolları üzerinde olduğu yolunda güçlü ipuçlarını bize vermiştir. Bulunan batıklar, taş ve metal çapalar, amforalar ve tüm bulgular, bilimsel bir disiplinle incelenmiş, belgelenmiş ve ulusal ve uluslararası yayınlarda basılmıştır (Ek: Yayınlar listesi)

Son 3-4 yıldır çalışmalarımızı yoğun olarak Mersin ile Aydıncık ilçesi ve çevresinde yapmaktayız. Antik çağda Kelenderis olarak adlandırılan bu bölge, coğrafi konumu ve doğal limanı ile Doğu Akdeniz’de önemli bir geçiş ve demirleme alanı konumundadır. Çevresinde bulunan tatlı su kaynakları, gemi yapımında çok önemli olan sedir ormanları ile antik çağda her zaman önemini korumuştur. Ayrıca bu bölge, Anadolu’ya geçiş yollarına sahip olması ve Kıbrıs’ın anakaraya en yakın olduğu yerde bulunması nedeni ile de farklı bir konuma sahiptir. Kelenderis Kazılarında elde edilen bulgular da bu alanda sualtı çalışmaları yapmak konusunda bize itici güç olmaktadır. En güçlü dönemini M.S.4-5. yy. da yaşamış olan şehre, Helenistik dönemde bir süre Mısır’dan gelen Ptolemaios’lar hakim olsa da, genellikle Romalıların kontrolünde olmuştur. Bir liman şehri olarak önemini hep korumuş olan Kelenderis (Aydıncık), geçen seneki çalışmalarımız da karada olduğu gibi sualtında da arkeolojik olarak çok değerli eserlere ev sahipliği yapmaktadır.

 

Dalıcılar çıkış anında güvenlik duraklarında bekler.

Fotoğraf Okan Taktak @ Kilikya 2001

97’den beri yoğun dalışlar yaptığımız Aydıncık ve çevresindeki sularda, 1998 yılında yapılan araştırmalarda çok önemli taş çapalar ve Yılanlı Ada önlerinde bir batık alanı keşfettik. 2000 ve 2001 yıllarında araştırmalarımıza aynı bölge üzerinde ağırlık verdik ve 2002 yılında Kültür Bakanlığı’nın izni ile Kelenderis Kazıları Başkanı Prof.Dr. Levent Zoroğlu yönetiminde bazıları Geç Tunç Çağı’ndan kalmış 20’den fazla taş çapayı, 10’dan fazla metal çapayı, bir taş çipoyu, bir kurşun çipo ve kelepçesini ve 55 metrede Roma İmparatorluk zamanına ait bir batık alanını keşiflerimiz arasına kattık.

 

Daha önce ciddi ve ayrıntılı bir şekilde araştırılmamış bu sularda, yaptığımız her keşfin Dünya ve Türkiye sualtı arkeolojisi adına çok önemli araştırmalar olduğunun bilincindeyiz.

Kilikya Araştırmaları 3 aşamalı bir yöntemle uygulanmaktadır: Bilgi Toplama, Keşif Gezileri ve Sualtı Araştırmaları.

ODTÜ-SAT Üyeleri bir araştırma sırasında sırasıyla:

  1. Eskinin ve bugünün bilgi ve belgelerini kütüphanelerden, internet’ten ve kitaplardan toplamaktadırlar.
  2. Dalış yapılacak potansiyel alanları belirlemektedir.
  3. Bölgeye keşif gezileri yaparak yerinde incelemelerde bulunup, o bölgedeki kültür, altyapı ve coğrafya hakkında bilgi toplayıp, yerel halkla, balıkçılarla ve yerel dalgıçlarla konuşmaktadır.
  4. Yetkili makamlardan araştırma yapmak için yetki ve izinlerini almaktadır.
  5. Dalış organizasyonunu (bütçe, malzeme, etkinlik vs.) yapmaktadır.

55 metredeki batık alanında bir görüntü.

Fotoğraf Ali Ethem Keskin @ Kilikya 2002

Araştırma ekipleri, dalış yapılan yerlerin şartlarına göre pek çok farklı şekilde araştırmalar yapmaktadır: Nefesli dalışlar, sığ su tüplü dalışlar, derin su tüplü dalışlar, vs. Bazı bölgeler sonar yardımıyla dip taraması da gerçekleştirilmektedir. Batık alanları, taş ve metal çapalar, kilise kalıntıları, amforalar gibi sualtında bulunan eserleri de ölçüm-çizim ve fotoğraf yoluyla belgelemektedirler.

2002 Kilikya Araştırmasında, 14’ü araştırma, 8’i destek olmak üzere 22 dalıcı görev almıştır. Toplamda 122 dalış yapılmış ve sualtında 6744 dakika kalınmıştır. En derin dalış 60 metre olarak kaydedilmiştir. Yapılan dalışlardan 30 tanesi 0-25 metre arasında, 74 tanesi 26-45 metre arasında ve 18 tanesi de 45 metreden derinde yapılmıştır. Dalışlar boyunca güvenlik son derece ön pilanda tutulmuştur. Dalışlarda bilgisayar ile hesaplanmış özel dalış tabloları kullanılmış, ayrıca dalış anında bilgisayar ile güvenlik durakları takip edilmiş ve çıkışta fazladan güvenlik amacı ile 3-5 metrede saf oksijen de solunmuştur.

 

Bulunan taş çapalardan birisinin ölçüm çalışması.

Fotoğraf Okan Taktak @Kilikya 2001

 

Bulgular özel etiketlerle işaretlendi.

Fotoğraf Ali Ethem Keskin @Kilikya 2002

Dalıcılar bir amforayı su üstüne getirirken.

Fotoğraf Ali Ethem Keskin @Kilikya 2002

Yılanlı Ada’da bulunan taş çapalarda bazılarının Geç Tunç Çağı’na ait olduğuna dair sağlam bilgilere sahip olduğumuz için, bu suların, Doğu Akdeniz Deniz Ticaret Yolları üzerinde bir geçiş yolu olduğu savımızı güçlendirdiğine inanıyoruz. Ayrıca, Yılanlı Ada önlerinde pek çok farklı türde taş çapanın, T ve Y şekilli metal çapaların, taş ve kurşun çipoların ve bir batık alanının bulunması, bu bölgenin çok uzun zaman boyunca kullanılmış bir demirleme bölgesi olduğunu göstermektedir. Sualtı arkeolojisinde, farklı dönemlere ait ve farklı türde bu kadar çok çapanın birarada bulunduğu bir alan keşfetmek büyük bir başarıdır.

Anadolu’nun batı sularının sualtı arkeolojisi açısından önemini uluslararası araştırmalar sayesinde bilmekteyiz. Bizim çalışmalarımız sayesinde de Doğu Akdeniz kıyılarımız önemi ve değeri de ortaya çıkacaktır.

Ek: Yayınlar Listesi

  • TÜRE, G., ARCAK, E., KORKMAZ, I., 1996., Kilikya Kıyıları Sualtı Arkeolojik Yüzey Araştırması 1993, Kültür Bakanlığı 18. Uluslararası Kazı Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu , Ankara.
  • TÜRE, G., YALÇINER, A.C., ARCAK, E., 1996. Kilikya Kıyıları Sualtı Arkeolojik Yüzey Araştırması 1994, Kültür Bakanlığı 18. Uluslararası Kazı Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu , Ankara.
  • EVRİN, V., 1998. Taş Çapalar: Doğu Akdeniz Anadolu Kıyıları Deniz Ticaret Yolları, Genel Bir Bakış, Sualtı Bilim ve Teknoloji Toplantısı, İstanbul Üniversitesi, SBT1998. İstanbul.
  • EVRİN, V., ÖKE, G., ÖZER, A.M., YALÇINER, A.C., 1999. Taş Çapalar: Doğu Akdeniz Anadolu Kıyıları Deniz Ticaret Yolları, Genel Bir Bakış ve Arkeometrik Değerlendirmeler, Kültür Bakanlığı 21. Uluslararası Kazı Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu , Ankara.
  • EVRİN, V. ÖKE, G., ÖZER, A.M., TÜRKMENOĞLU, A, 2000. Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde Sergilenen Örnekler ve Kaş-Uluburun Batığı’na Ait Bazı Taş Çapalar Üzerine Arkeometrik İncelemeler, Kültür Bakanlığı 22. Uluslararası Kazı Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu , Ankara.
  • EVRİN, V., 2000. Underwater Survey and Archaeometrical Analysis on Coastal Archaeology Along the Mediterranean Coasts of Anatolia, Master Thesis, Department of Archaeometry, Middle East Technical University, Ankara.
  • EVRİN, V., ÖKE, G., TÜRKMENOĞLU, A, DEMİRCİ, Ş., 2000. Anadolu’nun Akdeniz Kıyılarının Kıyısal Arkeolojisi Üzerine Sualtı Araştırmaları ve Arkeometrik İncelemeler, Sualtı Bilim ve Teknoloji Toplantısı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi SBT2000. Ankara.
  • EVRİN, V., ÖKE, G., TÜRKMENOĞLU, A, DEMİRCİ, Ş., 2002. The Stone Anchors from the Mediterranean Coasts of Anatolia, Türkiye: Underwater Surveys and Archaeometrical Investigations, International Journal of Nautical Archaeology (IJNA), 31.2: 254-267, London.
  • EVRİN, V., ZOROĞLU, L., VARİNLİOĞLU, G., EVRİN, Ç.T., AYAROĞLU, M., BİRCAN, K., BİRCAN, M., 2002. Doğu Akdeniz Deniz Ticaret Yolları Üzerinde Önemli Bir Demirleme Bölgesi: Aydıncık (Kelenderis) – Yılanlı Ada, Sualtı Bilim ve Teknoloji Toplantısı, Boğaziçi Üniversitesi, SBT2002. İstanbul.
  • EVRİN, V., 2003. Kilikya Korsanları – Aydıncık Batığı, ATLAS Dergisi, İstanbul
  • ZOROĞLU, L., EVRİN, V., 2003. 2002 Kelenderis Kazıları – Sualtı Sonuçları, The Kültür Bakanlığı 25. Uluslararası Kazı Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu , Ankara.