Bir Yemeğin Bilançosu

     25 yıl uzun bir zaman, kendimden biliyorum. Ben ‘nur’ topu bir çocuk olarak dünyaya geldiğimde ODTÜ-SAT da ilk yaşını geçiriyormuş. Belki de aynı zamanlarda emeklemeyi, yürümeyi, konuşmayı öğrendik. Zaman içinde büyüdük, olgunlaştık, insanlar kattık hayatımıza, onlarla geliştik ve öyle bir zaman geldi ki yollarımız kesişti bir yerde.
     Biz ilk defa kimya bölümünün amfisinde tanıştık. Onda beni ilk etkileyen şey toplantı duyurusunun altındaki not olmuştu; “Toplantı sonrası Drunk’a gidilecektir, tüm katılımcılar davetlidir.” Daha ilk tanışmadan bana böyle sıcak davranması, eski yeni ayrımı gözetmemesi, herkese açık olması en çok sevdiğim özelliklerindendir hala.
     Ama asıl kendisine hayran bıraktıran, onu sevenlerin klasik deyişiyle; dalmayı bir amaç değil araç olarak görmesidir. Bir ODTÜ-SAT’lı olmadan önce dalarken duyduğum, sualtının güzelliğini yaşarken bir yandan da araştırma ve öğrenme eksikliği; onun sayesinde, bu felsefeyi benimsediği için tamamlanmıştır.
     Aynı zamanda doğayı seven, onu korumak isteyen insanlara da cevap verir ODTÜ-SAT. Çünkü benimsediği bir fikir daha vardır; su altında fotoğraftan başka bir şey alma, baloncuktan başka bir şey bırakma, zamandan başka bir şey öldürme. Ve farkında olmazsınız hiç, sizi kendine doğru çeker. “Araştırıyorum, öğreniyorum; öğrenirken dalıyorum, dalarken çevremi koruyorum!” diye düşünerek bağlanırsınız yavaş yavaş.
     Sonra bir bakmışsınız, onun için bir proje yazarken saatlerinizi geçiriyorsunuz, bir kamp düzenlemek için günlerinizi veriyorsunuz, 25. yıl yemeğini organize edebilmek için haftalarca uğraşıyorsunuz ve bu yemekte insanlar güzel zaman geçirsin diye kendinizi masaların üzerinde buluyorsunuz!
26 Aralık 2009 Cumartesi günü yapılan yemeğe 130 kişi katıldı. Birbirini tanıyan tanımayan bu 130 kişiyi bir araya getiren, bir şarkıyı tek bir ağızdan söyletip omuz omuza dans ettiren şey belki yukarda saydıklarım, belki de her birinizin kendinize göre başka sebepleri var. Ama sonuç olarak ODTÜ-SAT değerlidir ve değerli kişilerin doğum günleri kutlanmalıdır.
     Böyle günlerde kutlanması gereken diğer kişilerse ebeveynlerdir. Hayattan çalmamı sağladıkları için, 25 senedir bunca insana akla gelmedik çeşitli şekillerde yardım ettikleri ve Türkiye için önemli olan araştırmaların yapılabileceği bir zemin oluşturdukları için kutluyorum onları. Tüm bunların yanı sıra 25 yıl öncesinin Türkiye’sinde dalış üzerine bir topluluk kurabilecek kadar açık görüşlü ve cesaretli olabildikleri için de saygı duyuyorum. İyi ki varsınız ve iyi ki doğurmuşsunuz!
     Nice dolu dolu geçecek 25 yıllara!

Nur Filiz
SAT 673